15/4/2008 ·
yazmakla olsaydı, bilselerdi degerimi degerlerimi verselerdi geriye verdiklerimi benim gibi önyargısız baksalardı hayata insanlara... hem de benim gibi saygılı yaklaşsalardı deselerdi ki bi bildiği vardır deselerdi o da aslında içinde bi iyiliği tasıyo deselerdi benim gibi onlar da kalıcı ve gusel ve samimi dostluklara ulasırlardı...
bana hakaret eden de eksi veren de beni sevmeyen de biliorm iyi bi insan özünde aslında iyi bişeyler yapmaya calısıo ama kendini arkasına koydugu hapsettigi duvarları asamıo..
ben elimi uzatıorm diorm ki ona bak benim elim bu tut cıkalım ordan ama o alısmıs dio ki ben karanlıkta kimseye gorunmorm... iyiyim bole
ama bilmio ki o karanlık dısardan onun oldugu halinden daha da kotu aslında kapkara gorunmek istemicegi goruntu olusturuo...
kaka olmak kotu olmak ne kada iyi olabilir ki kendi acizliğini korkaklıgını deil, aslında kırmak korkusunu bak aslında hiç kırmıorm ben hep kırar gibi yapıorm bahanesine yakıstırmak kendini..
ne kadar dogru bilmiorm ama biliorm ki bildigim su ki kuslar gelio bazen dio ki sen yapma uyma ona aslında o da senin gibi kotu cocu yoktur yanlış ogrenmiş cocuk vardır gel dogruyu oretelim..
ama olmuo ve ben biliorm ki bu kalp de bu yüz de her vuran diğer tarafını donecektir ve bilecektir ki kmseye vurmassam benim yuzumden bi acı olusmayacak dunyada ve kimseler bana vurunca tepki vermezsem onlar benim yuzumden bir daha vurmayacak ve onlar da artık benim yüzmden daha fazla gunaha girmeyecek giremeyecek
ve artık bi gun herkes duracak diyecek ki hakkaten bu cocuk bişey yapmıo vurmayalım...
ben razıyım vursunlar bana bi gun anlarlar dururlar
razıyım onların cekecegi cezayı da ben cekerim
ama nolur baska masumlara vurmasınlar... ona dayanamam...
15/4/2008 ·
Küçük bir gezegen vardı. boşluktaydı. önceleri bi gezegenin çekimindeydi ama bırakmıştı o büyük gezegen onu.
o da kendine yeni büyük gezegen arıyordu etrafında dönemek için, kendini kaptırmak için.
her seferinde o kendini kaptırırken, kendinden bişeler verirken zamanın geçmesini beklerdi; geçtikçe zaman mutluluğa yaklaşırdı, ama hep tam ulaşacağında, en yakınında, o büyükler, çekenler onu hep bırakıyordu... Çünkü o mutluluğa vardığında, eksilmeye devam edicek ama aynı zamanda onlardan olacaktı.. böylece birbirlerini tamamlayacaklardı.
giderek azalarak sürdürüyordu arayışını, hep eksilerek... ta ki en sevdiği hep seveceği, kendisine en yakın olana ulaşana dek...
...bulmuştu artık aradığını, eksildikçe artıyordu, mutluydu...
30.03.2007
15/4/2008 ·
Gençlikten olsa gerek herşeye karşı bir merak var içimde kendimden tanrıya kadar. Kabullenmek istemiyorum hiçbirşeyi, hiçbiri sorgulanamaz değil bence.
Ve korkuyorum ölümden, yaşadıklarımın güzelliğinden yaşanacakların güzel olma ihtimali doğup, korkutuyo beni. Ölümden bu yüzden korkuyorum. Bazen de merak ediyorum, ölsem ne kadar zamanda unutulurum diye? ya da var mıdır beni hiç unutmayacak, annemden başka birisi?..
her ne kadar bütün onlardan oluşmuşsa da, bütünün en küçük parçalarından biri olup, herşeyi olup, hiçbirşeyi olmamak bütünün, işte böyle bişey hayat.. sen olmasan da sürer yaşam, senin etkin çok düşüktür... ama aslında onu var eden sensin...
15/4/2008 ·
Kalem ele alındı bir kere. Ağza gelen söylenecek, düşünülen herşey yazılacak. Hiçbirşey silinmeyecek, hiçbirşey düzeltilmeyecek. Hayat gibi yaşanan herşey daha sonra karşına çıkacak; hatalar ayağına takılıp düşürürken doğruların seni tutup kaldıracak..
eğer varsa ilahi şeyler adına inanmamım en önemli sebeplerinden biri; kendime inanmam, dünyadaki bu yaşa kadar tanıdığım insanlar içinden birkaç tanesinin - en önemlilerinin - şu anda yanımda olmasındandır
umudum varsa eğer şu anda bişeylerden, hayattan, gelecekten, başıma gelen en güzel şeyin, beni hayata bağlayan şeyin; bana ulaştığı, hayatıma karıştığı "an" ile, ondan önceki an arasındaki farktandır. bir önceki gün herşey farklı, bir sonraki gün herşey farklıysa, ben bunu yaşadıysam, bunun tekrar başıma gelebilme ihtimalidir beni yaşatan.
onun da beni sevebilme ihtimalidir hayat, o ihtimali benim hayal edebilmemdir.
Dostluk nedir ki; istemek, özlemek, zamanla herşey değişirken o dostluk sevgisinin değişmemesi, kötü günde yardıma düşünmeden gidilmesi...
30.03.2007